Mercedes-Benz ML280 CDI 4MATIC

18/3/2008 · Kategori: ARABA













Mercedes-Benz ML280 CDI 4MATIC

ABS, EBD, ESP, HDC, BAS... Genelde iki üç harfle kısaltılmış, bilgisayar kontrollü sistemleri artık duymayan yok. Hepsinin genel amacı, aracın şoförün isteği doğrultusunda hareket etmesini sağlamak; hızlanmak, yavaşlamak, bir virajı dönmek...

Bu testimizde Mercedes-Benz ML280 CDI 4MATIC modeli ile elektronik sistemlerin ne kadar verimli olduğunu bol miktarda deneme şanzımınız oldu.

Mercedes-Benz, piyasada ilk stabilite kontrol sistemi bulunan SUV’u, W163 kasa ML’leri 1998 yılında üretmeye başladı. Amerika’nın Alabama eyaletinde üretilen araç son derece güvenliydi ancak kalite konusunda geleneksel Mercedes değerlerinin altında kalımıştı; araç için Alamaba Mercedes’i deniyordu. Tabi firma bu duruma seyirci kalmadı ve kalite ile ilgili sorunlar her yeni model yılında biraz da olsa ortadan kaldırıldı. Mercedes-Benz, test ettiğimiz W164 kasa kodlu ikinci nesil ML’in üretimine başlamadan önce, Alabama’daki fabrika’nın geliştirilmesi için 600 milyon Amerikan Doları harcadı.

Tamamen yenilenmiş, W164 kasa ML’nin üretimi 2006 model yılı olarak gerçekleşti. Yeni ML yerini aldığı modele göre 15 santim daha uzun 7.1 santim daha geniş ve aerodinamik katsayısı arazi taşıtları içinde başarılı kabul edilen 0.34 oldu (önceki modelde bu değer 0.40 idi). Büyüyen ebatlar içeride de kendini gösterdi, arka koltukta diz mesafesi 35 mm, omuz mesafesi 32 mm büyüdü.

 Dingil mesafesi 9.5 santim uzayan yeni ML şasesini GL ile paylaşıyor ve önceki modelden farklı olarak “şase üstüne gövde” yerine, monokok şase tekniği ile üretilmiş ve kazalarda güvenliği arttıran burkulma bölgesi, daha hafif ve rijit şase, daha düşük ağırlık merkezi gibi avantajlar elde edilmiş.

Aracın yerini aldığı modele göre en belirgin özellikleri 7G-TRONIC şanzımanı, virajlarda dönen farları ve ayarlanabilir havalı süspansiyonu.

Test aracımız ML280 CDI, 3 litrelik V6 turbo dizel bir motor ile donatılmış. Ülkemizde daha çok satan ML320 CDI’dan, yazılım farkından dolayı gücü düşük olsa da, piyasadaki diğer SUV’lar ile kıyaslandığında ML280 CDI bir çoğundan daha kuvvetli.

Aracın kapısını açtığınızda sizi son derece kaliteli deri, ahşap, halı ve plastikten oluşan bir kabin karşılıyor. Son derece konforlu ve hafifçe de sert olan koltuk, ağrısız uzun yolculukların habercisi. Vites kolu şaft tünelinin üzerinden direksiyon mili üzerine alınmış ve kullanımı çok kolay. Eğer aracın viteslerini siz atmak isterseniz, direksiyonun arkasında bulunan düğmelere işaret parmağınız ile basmanız yeterli. Araç kontrolleri hiç dikkat dağıtmıyor ve alışması çok kolay.

Aracı sürmeye başladığınızda pnömatik yani havalı süspansiyon (AIRMATIC) size uçan halı sürüşü sunuyor. Aynı düğme ile spor veya komfor seçeneği ile sertleşip yumuşayan süspansiyonlar aynı araçta iki farklı karakter sağlamış. Aynı düğmeye üçüncü kez bastığımda, spor veya konforun ışıklarının yanmadığını, aracın süspansiyonlarının ise, yarı sert yarı yumuşak bir karakter büründüğünü fark ettim. Firmanın mütevazi bir davranışı diye düşünürken, sertleştiğinde süspansiyonun normal sürüş seviyesine göre alçalması ise başka bir şeyi fark etmemi sağladı. İlk bakışta iki sertlik ve iki yükseklik ayarı varmış gibi görünsede, AIRMATIC süspansiyonun aslında 3 sertlik ve 3 yükseklik ayarı bulunuyor. Yüksek sürüş poziyonuna aldığınızda, görüşünüz sanki bir periskoptan bakıyormuşçasına artıyor. Sıkışık trafikte görüşü arttırtırğı için tercih edilebilecek bu özelliğin iki olumusuz yanından biri kör noktanıza fazladan dikkat etmeniz gerekmesi, ikincisi ise yol bozulduğunuda sürüşün normal ayarlara göre sallantılı geçmesi. Özellikle otoyol sürüşünde ve virajlı gidiş geliş yollarda kullanabileceğiniz spor ayarı muhteşem. Yere yaklaştığı için düşük ağırlık merkezi ve azalan gövde yatması, spor otomobillerden beklenen bir yol tutuşu sunuyor. Bu özellik güçlü frenler ve rahat hızlanma ile birleştiğinde ortaya çok keyif veren bir sürüş çıkıyor.

Arazi kullanımında yokuş iniş kontrolünü devreye sokabiliyor ve güvenli olduğunu düşündüğünüz hızı tanımlayarak, normalde tecrübe isteyecek bir iniş güvenli bir şekilde yapılabiliyor ve sadece direksiyona odaklanmanıza imkan veriyor. Testte, yokuş iniş kontrolü, yürüyerek inemeyeceğimiz kadar kaygan bir patikada, 4 freni birbirinden bağımsız şekilde çalıştırıp, aracın dengesini ve hızını koruyarak işe yarayan bir sistem olduğunu kanıtladı. Aslında patikadan inmemizin nedeni, arazi testi yerine, güzel fotoğraf çekecek bir yer bulmaktı ancak hava koşullarının beklenmedik bir şekilde değişmesi ile kendimizin ufak çapta bir maceranın da içinde bulduk.

Aslında incelemenin bu kadar zorlu olmasını beklemiyordum. Araç zor koşullar için tasarlanmış bir arazi taşıdı ve markası otomobil üreten firmaların ilahı Almanya’dan efsane Mercedes-Benz’di. Her zamanki gibi güzel resim verecek bir yer arayışındaydık. Ve hoş bir görüntü vereceğini düşündüğümüz bir yer gördük. Gitmeye karar verdik. Tabi bu o kadar da kolay olmayacaktı, çünkü beğendiğimiz yere giden yol, pek de yol değildi...

Beğendiğimiz yere gittiğini düşündüğümüz yerden, “düşerek” araziye atladık, güzel bir spot arayışına devam ettik. Hafifçe yağan yağmurda, deklanşöre basıldı, fotoğraflar çekildi. Ne varki “belki daha iyi bir spot buluruz” düşüncesi ile, yürüyerek girmenizin bile mümkün olmadığını çok sonra fark ettiğimiz yerlere çevirdik rotamızı. Diğer bir beklentimiz ise yağan yağmurun azalmasıydı. Enteresan bir yer bulamadık ve geri dönmeye karar verdik. Ancak yağmurda şiddetini arttırmaya karar vermiş olsa gerek ki, durduğumuz halde silecekler sanki 200 ile gidiyormışçasına çağresiz kalmıştı.

Bulunduğuz mevkiğinin kil toprağından oluştuğunu, ancak 3 saat sonra bulabildiğiz traktörü ile bize yardım etmeye gelen bir köylünün söylediklerinden öğrendik. Patika öyle bir hal almıştıki, yağmurdan iyice yumuşayan killi toprak dondurma kıvamına gelmiş, oratlık bataklığa dönmüştü.

Birçok tüketici güvenliğinden, iç hacminden veya statü sembolü olan imajından dolayı SUV’ları tercih ediyor. Bu yüzden satın alınan SUV’ların çoğunluğu, araziye az giriyor hatta hiç girmiyor. Şehir içinde karşılaşılan zorlukların çoğu, kaygan zemin, aşırı eğim ya da bozuk yollar oluyor. Tabi bu yüzden arazi kullanımı için gerekli donanımlara hiç gerek kalmıyor. Üretici firmalar da, standart olduğunda manasız gibi görünebilen ve maliyet arttıran bu donanımları, SUV’lar için “seçenek” olarak sunuyor. Hatta bu yüzden, detaylar ile çok da fazla ilgilenmeyen tüketiciler, sırf daha pahallı diye, arazi donanımı bulunan bazı SUV’ları diğerlerinden daha kaliteli sanıyor.

Mercedes-Benz, işte böyle bir arazi paketi olan “Off-Road Pro”yu ML’in aksesuar listesinde sunmuş. Profesyönel arazi paketi ile donatılan bir ML, en zor senaryolarda bile kendini evinde hissediyor. Off-Road Pro, arazi için tasarlanmış düşük oranlı 2 vitesli aktarma kutusu, manuel veya otomatik devreye giren %100 kilitlenebilen merkezi diferansiyel, arka diferansiyel ve daha da yükselebilen AIRMATIC süspansiyon’dan oluşuyor. Paket ile donatılan aracın yere en yakın noktası 291mm oluyor ve ML 600mm derinliğindeki sudan geçebiliyor.

Aracın bir diğer dikkat çeken özelliği ise 7 vitesli otomatik şanzımanı. Dizel motorların kısa devir bandında çalışmasını adeta avantaja çeviren 7G Tronic şanzıman, hangi hızda olursanız olun, vitesi aracın gücünün “en tatlı” olduğu bölgeye denk getiriyor ve hızlanmaya katkıda bulunuyor. Kısa oranlı şanzıman 1.vitesde 40 km/s, 2.viteste 60 km/s, 3.viteste 90 km/s gibi süratler yapıyor.

Mercedes-Benz’in gelenekselleşmiş değerlerinin görüldüğü yeni ML, yerini aldığı modele göre kalitesini yükseltmiş. ML280 CDI, içinde bir çok tarzı başarı ile bulundurabilen, kabiliyetli bir SUV. İstenildiğinde lüks sedanlar kadar rahat ve sessiz sürüş sunan, yeri geldiğinde yoldan çıkmanıza göz yuman, tempoyu yükseltmek istediğinizde ise şoförü ile uyumlu hareket eden bu araç sınıfının en iyilerden.

Can Şaher

Teknik Özellikler
Motor Hacmi ve silindir: 2987 cm^3 V6
Sıkıştırma Oranı: 17..7
Beygir gücü/devir (ps) 190 / 4000
Tork / devir (nm) 440 / 1400
Çekiş 4x4
Şanzıman 7 otomatik
Ağırlık (kg) 2185
Uzunluk/Genişlik/Yükseklik (mm) 4780/1911/1779
Dingil Mesafesi (mm) 2915
depo Lt 95
Son Hız Km/h 205
0-100 Km/h Hızlanma (sn) 9,8
Jant-Lastik  255/55 R18
Yakıt Tüketimi  (Ş.içi) 11 (Lt/100km)
Fiyat (test tarihinde) 104805 Euro

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ford GT40

18/3/2008 · Kategori: ARABA



















Kaynak Ntvmsnbc.com
Ford GT40
GT40’ın hikâyesi, Ford’un Ferrari’yi satın almasında sorun çıkması ile başlar. Henry Ford II 1966 Le Mans yarışlarını kazanmak istemektedir. Firma süper spor araç geliştirme çalışmalarının sonucu, yerden sadece 40 inç yüksekliğinde, ismini de bu özelliğinden alan, GT40 olur.
1964 yılında 3 adet Ford Gt40 yaışa katılır ancak hiçbiri “bitiş çizgisi”ni göremez ancak pistte yeni tur rekorunun sahibi olurlar.
1965 yılında Shelby-American’ın sahibi Carroll Shelby projenin başına geçer ve köklü değişiklikler yapar. En önemli değişiklik Shelby Cobra’dan alınıp geliştirilen 385 beygir gücündeki 4.7 litrelik V8 motordur. Ford “helical” vites sistemi Colotti “straight-cut” vites sistemi ile değiştirilir. Debriyaj sistemi, yakıt besleme sistemi ve şaft da gelişme çalışmalarından payını alır. Soğutma sistemi ve aerodinamiğe ise en geliştirilmesi gereken en önemli konulardandır.
1965 yılındaki Daytona Continental Yarışı’nda, son hali ile ilk kez piste çıkan GT40 birinci ve üçüncü olur ancak Le Mans’dan zafer haberleri gelmez. 1966 yılında diğer önemli yarışlarla birlikte, Le Mans’da da zafer gelir, podyumun üç basamağını da Ford GT40 alır.
1966 yılında GT40’ın yol versiyonu üretilir ve “en pahallı Ford” olarak (en ucuz Ford modelinin 15 katı fiyatından dolayı) satışa sunulur. Sadece 31 araç üretilir.
Bu araçlardan biri, resimlerdeki araç, Ekim 2007’de 968,000 İngiliz Sterlinine el değiştirdi.
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Audi TT 2.0 TDI Coupe & Roadster

18/3/2008 · Kategori: ARABA

 

 

Audi, TT modelinde yeni bir motor seçeneği sunuyor. 4 silindirli 2 litre hacmindeki turbo dizel motor 4200 devirde 170 beygir güç, 1750-2500 devir aralığında 350 Nm tork üretiyor.

TT Coupe TDI 100 kilometrede 5.3 litre, Roadster modelide 5.5 litre yakıt tüketiyor. Performansları da son derece iyi olan otomobillerden Coupe modeli 100 km/s hıza 7.5 saniyede, Roadster modeli ise 7.6 saniyede ulaşıyor, aynı sıra ile araçların son süratleri 226 km/s ve 223 km/s.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

eski cadillac araba resimleri

7/3/2008 · Kategori: ARABA

Klasik cadillac araba resimleri

 

 1903 Cadillac Model A Runabout

 1903 Cadillac Model A

 

 

1904 Cadillac Model B Tonneau

1904 Cadillac HT

   

1905 Cadillac Model F

1906 Cadillac Tourer

   

190x Cadillac

 1906 Cadillac Tourer

   

 1912 Cadillac Model 30 Touring

 1917 Cadillac 55 Landaulet Coupe

 

 

1925 Cadillac Suburban

1926 Cadillac Series 314 Sedan

   

1926 Cadillac 314 4 Door Sedan

1927 Cadillac 7 Seater Tourer

   

 1927 LaSalle 303 Roadster

 1928 Cadillac Pheaton

 

 

1929 Cadillac Series 341 Sedan

1930 Cadillac V-16 Roadster by Pininfarina

   

 1930 Cadillac Fleetwood Limousine Brougham

 1930 Cadillac Model 452A Fleetwood Convertible

 

 

 1930 Cadillac V16 Sport Roadster by Pininfarina

 1930 LaSalle Fleetwood Fleetway 340 Sedanette

 

 

1930 Cadillac V-16 Convertible

1931 Cadillac 452A Convertible

   

 1931 Cadillac Series 355 Dual Cowl Phaeton

 1931 Cadillac V12 Fleetwood Town Cabriolet

   

 1932 Cadillac V16 Fleetwood Town Coupe

 1932 LaSalle Series 345B Convertible Coupe

 

 

 1932 LaSalle V8 Sedan

 1933 Cadillac V-16 Victoria Convertible

 

 

1934 Cadillac V16 Victoria Coupe

1935 Cadillac 452d 5 Passenger Convertible Victoria

   

 1937 Cadillac V16 Cabriolet by Hartmann

 1937 LaSalle Sport Coupe

 

 

1937 Cadillac V16  svr Hardmann Bodied

1937 LaSalle V8 Convertible Coupe

   

 1938 Cadillac V-16 Fleetwood 7 Passenger Sedan

1938 Cadillac with D.Eisenhower in Paris Aug 1944

 

 

 1939 Cadillac Sedan

1938 Cadillac Convertible Coupe

   

 1938 LaSalle Convertible

 1939 Cadillac 4 Door Sedan

 This picture was subbmited by D Watson

 

1939 Cadillac

1940 LaSalle V8 Series 52 Sedan

klasik araba resimleri cadillac

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

araba amblemleri

22/1/2008 · Kategori: ARABA

ALFA ROMEO
Asaletin simgesi. Alfa Romeo amblem tasarımı, Italya?nın Milano şehri ile ülkenin soylu ailesi Viscontietrafına dönüyor... Kırmızı haç soyluluğu, beyaz zemin halkı ve köylüleri simgeliyor. Taç giymiş engerek yılanı ise soylu Viscoti ailesi?nin armasından alındı.


AUDI
Dört halka. Amblemdeki dört yüzük araba birliği için bir araya gelip ittifak kuran dört firmayı simgeliyor. Audi ismi, firmanın eski yöneticilerinden olan mühendisAugust Horch tarafından verildi... Markaya kendi ismini vermeyen Horch, Latince?deki karşlığı olan Audi?yi buldu.


BMW
Bavyera renkleri. 1916 yılında Münih?te kurulan BMW (Bayerische Motoren Werke)?nin amblemindeki mavi beyaz renkler, Almanya?nın Bavyera eyaletinden geliyor. 1929 yılından bu yana uçak ve motoru üreten BMW, amblemdede üretime uygun lastik içinde dönen pervane figürüne yer veriyor... daha sonra araba üretimine başlayan BMW arabalarındada aynı amblemi kullanmayı tercih etti.

CHRYSLER
Yeni arabalara eski tasarım. Firmanın kurucu ve sahibi Walter Chrysler?in isteği üzerine, 1998 yılından sonra üretilen Chrysler modellerine 20?li yıllardaki eski amblem takılmaya başlandı.amblemdeki daireler lastiği, şimşekler ise hızı simgeliyor.

CITROEN
Açılı sembol. Fransızların çift açılı çavuş amblemi, daha önce başka bir Citroen ürünü olan dili çarklarda kullanılıyordu... 1919 yılında arba yapımına başlayan Fransızlar, ürettikleri ilk arabalarında da çift açılı amblemi kullanmayı uygun buldular.


FERRARI
Hediyelik beygir. Italyan kontesin 1923 yılında firma kurucusu Enzo Ferrari?ye hediye ettiği at maskot, Ferrari?nin amblemini teşkil etti. Amblemdeki ana renkler sarı ile kırmızı, firma sahibinin yaşadığı komşu şehir Modena?yı ve yarışa olan sevgiyi simgeliyor.

FIAT
Özüne dönüş. Fabrica Italiana Automobili orino. Gerçek ismi uzun olduğu için firma sahibi kısaltmayla firmanın marka amblemini oluşturdu. basit amblem 60 yıl aradan sonra 1990 yılında defne ağacı çevreli daire içine yerleştirildi. Amblem firmanın uzun geçmişini ve spor alanındaki başarılarını simgeliyor.

FORD
Modern ve süslü. Mavi plaka üzerine süslü püslü harflerle yazılı Ford, nostaljik bir geçmişi anımsatıyor. 1903 yılından bu yana kullanılan Ford ambleminde, geçici bir süre için Köln Katedrali?nin silüeti yer almış.

JAGUAR
Hızlı kedi. Araba ve kedi. Güç ve zariflik. Jaguar, arabalarındaki zıplayan kedi figürünü, meydana gelebilecek kazalarda, yayaların yaralanma riskini azaltmak içn değiştirdi. Firma, ürettiği yeni modellerine jaguar yerine, jaguar resimli bir plaket monte ediyor.

LANCIA
Mızraklı amblem. Direksiyon ile bir bayrak Italyan arabası Lancia?nın bütün zarifliğini ortaya çıkarıyor. Mızrak şeklindeki amblemin, firmanın kurucusu, yarışçı Vinceno Lancia?nın soyadı ile ilişkili. Italyanca Lancia?nın Türkçe karşılığı mızrak anlamına geliyor.


MAZDA
Mahkeme kararıyla yeni amblem. Renault?a büyük benzerliği nedeniyle, açılan davayı kaybeden Japon araba üreticisi Mazda, yeni bir amblem oluşturmak zorunda kaldı. Mazda, kanatlarını açmış bir kartal figürünü amblem olarak kullanıyor.

MERCEDES BENZ

Hırsızların en çok rağbet gösterdiği bir figür. Dünyada en çok tanınan markalar arasında yerini alan Mercedes?i, üç ayaklı yıldız figürü, markanın kara, hava ve suda ki gücünü tanımlıyor. Mercedes ambleminin mucidi Daimler. Mercedes amblemi, dünyada en çok tanınan marka olmanın yanı sıra en çok çalınan figür olarakta ilk sırayı alıyor.

MICHELIN
Edouard Michelin 1984?te bir fuarda üst üste yığılmış otomobil lastiklerini görünce "kolları da olsa adama benzeyecek" demiş. Reklamcısına lastiklerden yapılmış bir adam çizimi siparişi vermiş. Bibendum adı verilen lastik adam böyle doğmuş.

MITSUBISHI
Samurai erdemi. Üç kanatlı baklava şeklindeki amblemde, Samurai armasından esinlenilmiş. Firmayı kuran iki Japon aile, tercih ettikleri amblemin sorumluluk bilincini, centilmenliği ve cemiyetler arası uyumu simgelediğine işaret ediyor.


NISSAN
Güneş ve dürüstlük. Markanın, daire içine yazılmış ismi, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki kırmızı noktayı simgeliyor. Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.

OPEL
Opel, önceleri sadece dikiş makinaları üretiyordu... 1899 yılında araba üretmeye başlayan Opel, ambleminde tekerlek içinde şimşeğe yer veriyor. Amblemdeki tekerlek güveni, şimşek ise hızı simgeliyor.

PEUGEOT
Aslanın gücü. Peugeot?un asli işi testere ve testere levhaları. Bir aslan gibi "güçlü" sloganıyla satılan bu ürünlerdeki aslan amblemini Fransızlar, daha sonra ürettikleri arabalarda da kullanmaya başladı.


RENAULT
Kübist baklava şekli. Renault baklava şeklinin bulunuşu 30?lu yıllara dayanıyor. Amblem klasik ve durgun şekli ile geleceği simgeliyor. 1992 yılında küçük değişiklerle, şu an bütün Renault?larda kullanılan yeni bir tasarım yapıldı.


SEAT
Ispanyol?un S?si ilham verdi. 90?lı yılların başında VW ile birleşmesiyle Ispanyol araba yapımcısı, VW amblemin üstüne prestij, ilericilik ve dinamikliği simgeleyen büyük S harfini yerleştirdi.

SKODA
Çek sembolü. Skoda?nın daire içindeki kanatlı ok, hayal eymeyi, itina göstermeyi, hız ve ilerlemeyi sembolize ediyor. Firma, kullandığı amblemle, bütün arabaların bu vasıflara sahip olduğunu göstermek istiyor.

SMART
Mercedes-Benz 1998 yılında İsviçre'li teknoloji devi SMH?yla otomobil sektöründe yeni bir çığır açtı. Swatch saatleriyle ünlü SMH?yla birlikte üretilen otomobile Smart adı verildi: Swatch, Mercedes ve Art (Sanat).

SUBARU
Japon yıldızı. Subaru?nun amblemi, 6 Japon araba üreticisinin birleşmesi ile ortaya çıktı. Oval içindeki 6 yıldız, bir araya gelen firmaları sembolize ediyor.

SUZUKI
Logosu için yarışma düzenlendi. Suzuki amblemi, 300 güzel sanatlar akademi öğrencisinin katıldığı bir tasarım yarışmasıyla ortaya çıktı. Firma yetkilileri, "Uzlaştırıcı" buldukları büyük "S" harfini, yüzlerce amblem arasından seçti. Amblem, 1961 yılından bu yana Suzuki markasını temsil ediyor.

TOYOTA

Müşterilere sevgiler. Japon firmanınn kurucusu Kirchiro Toyoda, 1937 yılında üçlü elips kombinasyonu ile güçlü markasının amblemini oluşturdu. Elipsler, araba ile müşteri arasındaki sıcaklığı, ekip ruhunu ve modernizasyonu temsil ediyor.

VOLVO
İsveç?in savaş tanrıçası Volvo arabalarını, Isveç?in çeliğini sembolize eden daire ve ok süslüyor. Amblemin yaratıcısı, demir silahlarla donatılmış savaş tanrısı Merih?i simgelediği figürde, aynı zamanda markanın sağlamlığına işaret ediyor.

VOLKSWAGEN
Kim icat etti? VW amblemi Porsche mühendisi Franz Xaver tarafından bulundu. Ekim 1948 yılından bu yana markanın iki harfi Almanya?nın Wolfsburg şehrini şereflendiriyor.**Türkçe anlamı "Halk Arabası"dır.**

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »


site ekle